Duyurular, Genel, Günce, Haberler

CAN HOŞKAL

İzmir Atatürk Lisesi’nde öğrenci, öğretmen ya da yönetici olmak büyük bir gurur.

Öğrencilerimizin başarıları, öğretmen ve yöneticilerimizin emekleriyle birleşince ortaya benzersiz bir hikaye çıkıyor.

Bu kez o hikayenin sessiz, mütevazı kahramanlarından biri sahneye çıktı:

Öğrencimiz Can Hoşkal, projesiyle dünya birincisi oldu.

Evet, dünya birincisi.

Gururumuz tarif edilemez.

Can ile kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Bugünden sonraki yolculuğunu ve başarılarını da burada paylaşmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ederiz Can.

Bize yaşattığın bu büyük mutluluk için.

İyi ki varsın.

İyi ki İzmir Atatürk Liselisin.

Sevgili Can nasıl başladı bu kimya macerası? Ailede kimya ile ilgili biri var mı?

Aslında sadece kimya değil genel olarak bilime dair hep bir ilgim vardı. Özellikle pandemi günlerinde oldukça boş vaktim olduğu için bolca düşünmeye, merak etmeye ve kendimce araştırmalar yapmaya vaktim oldu. Ailemde bu konularla ilgili birisi olmasa da bu merakımı desteklediler, hep yanımda oldular. Her konuda arkamda olduklarını hep hissettim. Okulumuza ilk geldiğimde fizik olimpiyat takımına katılarak bilim konusunda daha derin çalışmak istedim. Aslında kimya maceram bir bilim kurgu kitabından etkilenerek bakterileri ve enzimleri mühendislikte özellikle doğanın sorunlarını çözmekte kullanabileceğimizi düşünerek başladı.

Tüm bu süreçler biyokimyasal süreçler olduğu için kimya yolculuğum böyle başladı diyebilirim.

İAL öncesinde de kimya ile ilgili miydin?

Ortaokul dönemimde genel olarak fizikle ilgili olsam da mikro evrenden gördüğümüz makro evrenin oluşumunu kimyasız anlamamız mümkün değil. Bu yüzden fizik ve kimyanın kesişimindeki atom fiziği üzerine temel bilgileri öğrenerek kimyaya ilgim başladı.

Hep başarılı bir öğrenci miydin? 

Hep çalışkan bir öğrenci olduğumu söyleyebilirim. Fen ve matematiğe karşı ayrı bir ilgim vardı, genelde okulda anlatılanlarla sınırlı kalmayarak kendi kendime bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Fakat olimpiyat veya proje yarışmaları hakkında çok az bilgiye sahiptim okulumuza gelince bunlar hakkında daha fazla bilgi sahibi oldum ve daha ileriye taşıdım.

Projen ne üzerine?

Projemin amacı PET plastiklerin İzmir’den izole edilen bir enzim sayesinde monomerlerine ayırmak ve geri dönüşüm çalışmalarında kullanmak. Bu proje üzerine çalışma sebebim son yıllarda plastik kirliliğinin oldukça artması, hatta artık anne sütünde ve kanımızda görülmesi. Sularımızın kirlendiği, pek çok sağlık sorunuyla uğraştığımız bir gelecek beni çok rahatsız ediyor bununla beraber problemleri çözmede doğanın bizden daha iyi olduğunu biliyorum. Bu yüzden projemde enzimatik degradasyonla çalıştım. Proje fikrim belli bir olgunluğa ulaşınca çeşitli laboratuvarlara mailler atarak veya bizzat giderek destek almaya çalıştım. En sonunda beni geri çevirmeyen Prof. Dr. Aysun Sofuoğlu ve Dr. Esin Balcı’nın destekleri sayesinde projem hayat buldu. Bu proje sayesinde Türkiye kaynaklı bir enzimin geri dönüşümde kullanılabileceğini göstererek gelecekte enzimi ticari hale getirip Türkiye ekonomisine katkı sağlayabileceğimizi göstermiş olduk. Çünkü enzim ticareti her geçen yıl büyüyen ve gelişen bir dal. 

Ayrıca projemde yeni ve etkili bir destek materyalinin immobilize enzimle PET degradasyonunda kullanılmış olması literatüre özgün katkı sağlayarak TÜBİTAK yarışmasında Türkiye 1.si olarak milli takıma seçildim.

Bu sayede  Uluslararası Regeneron ISEF Bilim ve Mühendislik Fuarı ve Avrupa Birliği Genç Bilim İnsanları Yarışmasında (EUCYS) ülkemizi temsil ettim.

En son Sigma Xi International Forum on Research Excellence (IFoRE) öğrenci araştırma ödülleri yarışmasında Dünya 1.si olarak dünyanın en büyük ve köklü bilim topluluklarından birinin üyesi oldum.

Bütün bu yolculuğumda desteğini hiç eksik etmeyen, hep yanımda olan danışmanım Zerrin Benal Hepsöğütlü’ye çok teşekkür ederim.

İlerisi için planın ne? 

İleri de bilimsel merakımın üzerine giderek doğadan ilham alarak çevre problemlerine köklü çözümler üretmek istiyorum, özellikle su ve plastik problemi beni çok rahatsız ediyor. Bu yüzden doğayı anlamaya çalışarak, problemlerini çözmeye çalıştığım bir gelecek düşünüyorum.

Geri dönüşüm, ileri dönüşüm (recyle, upcyle), çevre kirliliği gibi konularda ne düşünüyorsun?

Dünya bir atık krizinin içinde artık, artan nüfus ve tüketim ekonomileriyle sorun git gide artacak gibi duruyor. Bu yüzden atıkları en verimli şekilde geri dönüştürmemiz gerekiyor. Fakat son dönemlerde sadece atık krizi değil kaynak krizi de oluşmaya başladı. Mesela petrol kaynaklarımız hızlı bir şekilde tükeniyor. Bu durumda bizim atıkları kaynak haline getirmemiz gerekiyor. Bunun için metotlarımız şu an çok sınırlı ve verimliliği oldukça düşük bu sebeple kimyasal ve biyolojik metotlara ilgi her geçen yıl artıyor çünkü bu sayede çok yüksek verimlilikle monomerler elde edebiliyoruz. Projemde de bu konu üzerine çalıştım.

Nasıl filmler seviyorsun? Favori filmin ne? 

Genelde bilimkurgu ve zaman oyunlarının olduğu filmleri seviyorum. Favori filmimi seçmek zor olsa da animasyon olarak Waking Life, bilim kurgu olarak da Arrival favorim diyebilirim.

Müzikle aran nasıl? 

İlkokuldan beri keman çalıyorum ve belli bir dönem TRT Türk sanat müziği korosunda eğitimler aldım. Şu an sadece hobi olarak uğraştığım bir alan fakat hayatımın da vazgeçilmez bir parçası. Her türlü müzik türünü seven birisiyim, çalışırken de odaklanmak için sıkılıkla müzik dinlerim. 

Senden daha genç olanlara önerin ne?

Okulumuza yeni başlayanlara önerim ilk yıllarında çeşitli aktiviteleri deneyerek neye ilgileri olduğunu bulmaları olabilir. 139 yıllık köklü okulumuzda herkesin ilgi alanına göre pek çok kulüp imkanı var. Eğer kendi ilgi alanlarını gerçekten bulurlarsa zaten bu onlara iş gibi gelmeyeceği için lise süresince ve ilerisinde kendilerini daha kolay geliştirebilir, okulumuzun imkanlarından daha çok yararlanabilirler.

Teşekkür ederiz, başarılarının takipçisiyiz!